Selamlar herkeze,

Bugun pek uzun bir yazi olmayacak. Bugun sizinle vietnamda gördüğüm bazı degisik olayları, ve vietnam savaşı konusunda oradayken öğrendiğim bazı bilgileri vermek istedim.

 Hizlica vietnam savasindan bahsedeyim size, Vietnam Savaşı bir diger adıyla “Ikinci Cinhindi Savaşı” Güney ve Kuzey vietnam arasında olmustur. Aslında bu savas komünist kesim ve anti komünizm kesim arasında yani güney ve kuzey vietnam arasında olmustur. Kuzeye destek veren Cin ve Sovyet birliği, güneye destek veren ise Amerika olmustur. Bu savas 1955 den 1975’e kadar tam 20 yil sürmüş ama savaşın oncesinde, bir 10 yol daha kuzey vietnam Fransız kolonisinden kurtulmaya calisirken savas vermiş. 
Bu savaşın en kotu yanlarından birtaneside, Amerikanin vietnam uzerinde kullandigi kimyasal silah. Ajan Portakal adıyla bilinen bir yaprak dokucu kimyasal.

Bu kimyasal yüzünden 3 nesildir genetiği bozuk olarak dogan çocukların görüntüleri ve yazılanlar acikcasi çok can alici ve su coronayi yasadigimiz günlerde biyolojik silahların nekadar tehlikeli olabileceğini yeterince anladigimiz donemlerde burası aklıma geldikçe biraz sinirim bozulmuyor degil.

Ama vietnamlilarin kimisi artık bu olayı biraz unutmuş yahutta yardim sever bir kaç Amerikan komutanın yaptıkları iyilik sayesinde bu müzede yazılı olan yahut amerikayi olabildiğince kötüleyen eski yazıların olmadıgından bahsediliyordu.

Bu savas sonrasında vietnamda, ailenin gecmisi senin gelecegini etkiliyor. Eğer ailen Güney vietnamliysa yani eski saigon, askeriye yahut devlet dairesinde calisamiyorsun. Yani memur olman gayet zorlaşıyor.

Vietnamda yaklaşık 7 gün kadim ve acikcasi insanlarının cana yakinligi, spor kültürleri çok dikkatimi cekti. Tabiki her ülkede olduğu gibi buralardada turist avcıları var ve insanları geldiklerine pişman ediyorlar fakat yinede tekrardan gidip görmeyi planladgim bir yer oldu benim icin.
Buradayken sasirdigim olaylardan birisi, trafik isiklarinin olmamasına rağmen trafiğin yinede düzgünce akması. Tabiki bu olay bu kültürü bilmeyen insanların karşıdan karsiya gecmesini baya zorlastiriyor. Trafik isiklari yok derken, bazı yerlede var ama bir cogu kavşakda trafik lambası yok.

Bir baska olay ise su, insanlarda sürekli bir hirsizlik korkusu olması. Ayni bu olay Tayland’da vardi, fakat burada sokaktaki satıcılar dahi telefonunu elinde taşıma, motorlular calar kapar diyerekten beni uyarmaya calisiyorlardi sürekli. Onun haricinde sizinle yakinlik kurmaya calisip, kacak taksicilik yapıp ucuza sizi bildiğiniz yerlere götürmek isteyen insanlardan uzak durun, ve herkezin ingilizce bilmesini beklemeyin. Turistik alan disinda ingilizce bilen sayısı gayet az bir ülke.

0 CommentsClose Comments

Leave a comment